Bir Yeşilçam Sahnesi
Babam Cihangir’de bakkallık yaptı. Biz de Paşa’da oturuyoruz. Öyle hevesleniyorum ki onun dükkânına gitmeye. Evde de çoluk çocuk var, kardeşlerimOkumaya devam edin
Babam Cihangir’de bakkallık yaptı. Biz de Paşa’da oturuyoruz. Öyle hevesleniyorum ki onun dükkânına gitmeye. Evde de çoluk çocuk var, kardeşlerimOkumaya devam edin
Ortaokula başlayacağım yaz ilk kez âdet gördüm. Oysa pencere önü çiçeği olmaktan kurtulup oğlanlarla ağaca tırmanmak gibi maceralarla yenice tanışmıştım.Okumaya devam edin
Yazdığım ödevleri genişletip sağa sola göndermemi salık verirdi hocam. “Bak, Amargi dergi tam senlik bir dosya çıkaracakmış, keşke bu dersOkumaya devam edin
Milenyum denilen şeyin alüminyum soba boyası yaldızından ibaret olduğunu sanıyordum. Aslında haksız da değilmişim düşününce. İnsanlar neon montları çekmiş, ceketOkumaya devam edin
Sarhoşum, Umutcan’ın omuzlarına abanı abanıveriyorum yine. – Çok yokuş bura, taşı beni. Kaç kere dedim, çok içeceksek bu kadar aşağıOkumaya devam edin
Annemler Edirne’nin köylerinden birinde, bir yazlık sitesindeki bu eve yirmi senedir gidip geliyorlar, yaz aylarını burada geçiriyorlar. Ben ABD’de yaşıyordumOkumaya devam edin
Yirmi bir yaşımdayım. Kasım sonu ya da Aralık olmalı, hava yeni soğumaya başlıyor. Ona “Seninle bir şey konuşmak istiyorum, çıkıştaOkumaya devam edin
Dünyadaki ilk arkadaşım Yağmur, oyuncaklarını toplayıp kendi evine gitmişti (ki evi hiç uzak değildi, hemen karşı apartmanda oturuyorlardı). O gidinceOkumaya devam edin
Yaz günü, fındıklıkla odunluk arası kuytu ve gölge, görülmez sınırda, büyüklerin gözünden uzakta ama sesine yakınız. Burası küçükler için serbestOkumaya devam edin
Nilgün Erkmen anısına… Altıyol, yüzümü kaşındıran bir yaz sıcağı, elime bir pankart tutuşturuluyor, biri fotoğrafımı çekiyor, kısacık saçlarımın diplerinden terliyorum,Okumaya devam edin









