Tırnak Annesi
Sıcak bir yaz günü anneannemle (83) yazlıkta oturuyor, öğle yemeği olarak karpuz ve peynir yiyoruz. Karpuz, tarla karpuzu, pembe miOkumaya devam edin
Sıcak bir yaz günü anneannemle (83) yazlıkta oturuyor, öğle yemeği olarak karpuz ve peynir yiyoruz. Karpuz, tarla karpuzu, pembe miOkumaya devam edin
En çok babaannemle giderdim köye, zaten ayrılmazdık öyle fazla. “Babaannesinin çantası” derlerdi bana, küçücük de bir şeyim. Ben arada yürür,Okumaya devam edin
Sıcak bir yaz günü anneannemle yazlıkta oturuyor, öğle yemeği olarak karpuz ve peynir yiyoruz. Karpuz, tarla karpuzu; pembe mi pembe.Okumaya devam edin
Anneannemler 1934’te, o daha iki yaşındayken Tutrakan’dan göç ediyorlar. Tutrakan bir sınır kasabası; bir Bulgaristan’a, bir Romanya’ya geçiliyor. Önce Silivri’yeOkumaya devam edin
Suat Hanım benim babaannem. 1950’lerde babaannemler İstanbul, Aksaray’da iki katlı ahşap evde oturuyorlar. Mahalledeki bütün evler ahşap zaten o zaman.Okumaya devam edin
On iki yaşındayım. Karayolları köylere yol yapıyor. Babam muhtar. Nafıa denirdi o zaman. Çalışan şoförler, hizmetliler 40 kişi toplanırlardı. BirOkumaya devam edin
Üçüncü, ya da dördüncü sınıftaydım… Birine vermişlerdi 23 Nisan’da okunacak şiiri. Kız ezberleyememiş. Bir gün kalmış, ertesi gün bayram. ÇağırdıOkumaya devam edin
Herkesin bir bavulu vardır. İlk kocasını Birinci Dünya Savaşı sırasındaki seferberlikte yitirmiş anneannem, evdeki dedelerden kalma çok değerli el yazmasıOkumaya devam edin








