Mektup Var
Merhaba sevgili çocukluk arkadaşım, Nasılsın diye soramıyorum, zira artık bu âlemde olmadığını mahallemize yaptığım son ziyaretimde acıyla fark ettim, içimOkumaya devam edin
Merhaba sevgili çocukluk arkadaşım, Nasılsın diye soramıyorum, zira artık bu âlemde olmadığını mahallemize yaptığım son ziyaretimde acıyla fark ettim, içimOkumaya devam edin
Ortaokula başlayacağım yaz ilk kez âdet gördüm. Oysa pencere önü çiçeği olmaktan kurtulup oğlanlarla ağaca tırmanmak gibi maceralarla yenice tanışmıştım.Okumaya devam edin
İzmir’de, anneannemin eskimiş kumaş kokan evindeyiz. Aynada dudaklarıma ve göz altlarıma bakıyorum. Hastalanınca okula gitmemek güzel, anneannemde kalmak da fenaOkumaya devam edin
Bildiğim her şeyi anneannem anlattı bana. Ayva reçelini kırmızı yapmayı, öğrenmenin kutsallığını, aşkın cinsiyetinin olmayacağını (evet, anneannem tıpkı böyle demişti),Okumaya devam edin
Kendimi bildim bileli bizim evin insanıydı Hasibe Teyze. Annemin ta çocukluktan arkadaşı. Eskilerin hükümet gibi kadın dedikleri türden bir görüntüsüOkumaya devam edin
Hafızamın pek de iyi olmadığını giderek daha fazla hissediyorum, görüyorum. Zamanı birlikte geçirdiğim dostlarım olmasa sanki hiç geçmemişim o yollardan,Okumaya devam edin
İstanbul’dan Konya’ya evlenip gideli henüz iki, üç yıl olmuştu. Arkadaş çevrem daha yeni oluşuyordu. Yeni tanıştığım insanlar arasında en çokOkumaya devam edin
İlk defa dışarda bir yerde çalışıyorum, yabancı kişilerle yani. Dikiş dikmiş kadınım fakat kumaşı aldım, katladım, koydum önüme, düşünüyorum. İsmetOkumaya devam edin
Karadeniz’in ufak bir kentinde doğup daha kendimi bilmediğim bir yaşta babamın memuriyeti sebebiyle İzmir’e taşındık. Kreşler, bakıcılar, annemin iş yerindeOkumaya devam edin
Sene 1989, mevsimlerden yaz. Diyarbakır’dan İstanbul’a taşındığımız yıl. Annem Yeşilköy’ü çok beğendiği için burdan ev tutmuş bizimkiler. Yeşilköy sokaklarının gülOkumaya devam edin









