1990'lar 2000+ Genel

Güller, Dilekler ve Çilekler

Stockholm’de güller İzmir’den neredeyse bir-bir buçuk ay daha geç açıyor. Geçen yıl Hıdrellez günü, gül bulamayınca gülgiller familyasına yakın türden çiçeklere gittim. Aslında arada bazı yıllar atlıyorum Hıdrellez dileğimi, her yıl şart da değil diyorum ama şimdi bu yıl, bu şehirde deneyimliyim. Güller nerelerde biliyorum. Henüz açmamış olacaklar, yine de dileğimi onlara bırakacağım… Sonuçta dalları, yaprakları, kökleri oradalar. Güller dilekleri korur, misler gibi sarar, gerçekleşme yoluna koyar… Batıl inanç mı, alışkanlık mı, gelenek mi? Tanımlamak şart da değil aslında, ama şu net: Hıdırellez’i seviyorum.

Hıdrellez’de yaptıklarımı daha çok annem şekillendirmiş, annem için de anneannem ve teyzelerim muhtemelen, ama tabii ki hem anneannemin güllere olan sevgisinin hem babamın memleketi Makedonya’nın hem de özellikle İzmir’in etkisi çok bu konuda. O gün evimiz özellikle derli toplu, hatta ışıltılı olur. Taze, mis kokulu meyveler yenir. Annem bilir çilekler en sevdiğim, o gün özellikle çilek almaya çalışır. Dileğini küçük bir kâğıda resim gibi çizmen gerekir. Ben çevreyi kirletmemek ve güllere yük olmamak için bu kâğıdı öyle küçük tutarım ki, çizim işi, çöp adamlar içermesine rağmen minimalist bir ince ustalık gerektirir. Nitekim kâğıdı katladığım zaman çeyrek santimetrekareden de küçüktür, yakını görmekte zorluk çekiyorsanız, imkân yok bulamazsınız onu. Sonra işte güllere gidip derin nefes alıp dileğinizi onlara iletirsiniz.

Anneannem hayattayken onun güllerle dolu bahçesi vardı, o yüzden o gün direkt oraya gidebilirdik. Sonrasında birkaç kez bizim balkonda güllerimiz oldu, çok şükür şimdilerde annemin bahçesi var, içinde de gülleri. Ama ben çoğunlukla İzmir’de değilim, bir gün bahçem ya da balkonum olursa güller hiç eksik olmayacak. Şu an minicik balkonum var, ama altıncı kat ve hava güllere çok uygun değil.

Hıdırellez hayatın güzel ihtimallerle dolu olduğunu bir kez daha hatırlatmak için belki, baharla birlikte etraf renklenirken yaşamın getirebileceği yeniliklere kendimizi hazırlamak, onları sevinçle karşılamak belki. Dileklerin gerçekleşmesi bir değil on Hıdrellez sonra da olabilir ya da dilekler hayalimizin çok ötesinde, daha muhteşem de gerçekleşebilir, ki benim bi kez öyle olmuştu.

Hayalimin de ötesinde gerçekleşen dileğimi bıraktığım o gülü hâlâ hatırlarım. İstanbul’da yeni bir semte taşınmıştım. Güller nerede bilmiyorum, hava da yağmurlu. Uzun zamandır civarda yaşayan arkadaşıma sordum, o da bilemedi, ama “Şu civarda çiçekler var.” dedi. O sabah biraz da sıkıntılıydım aslında, yine de dedim, ‘Hıdrellez bugün’, özenle giyindim, 4. Levent civarına arkadaşımın tarif ettiği yere gittim. Sadece bir apartman bahçesinde güller gördüm; küçük, kırmızı, üç dört tanesi açmış, diğerleri tomurcuk. Kaldırımdan uzanıp gülü koklarken hızlıca dileğimi bırakıverdim. Dilek kâğıdım minicik olduğu için görünmedi bile.

Gündüz gözüyle bile zor görünen fakat kocaman dilekleri taşıyan bu minicik kâğıtlardan biri, başka bir yıl neredeyse hiç göremeden, hava kapkaranlıkken güllere iletilmişti. O yıl pandemi başlayalı on dört ay olmuş, İngiltere’de yaşıyorum. Açık havada kafeler, restoranlar belirli sayılı gruplara yeni yeni açılmış. Üç günlük, büyük bir Zoom konferans düzenlemişim (ilk günü Hıdrellez’e denk gelmiş), her oturumda elli altmış kişi. Hazırlıklar ve planlar aylarca sürmüş. İlk gününde özellikle çok heyecanlıyım, hem açılış konuşmam hem oturumları yönetmek hem de genel olarak oluşabilecek teknik meseleleri yönetmek derken çok yorulmuşum. Akşamında son oturum biter bitmez, konferansa benim okulumdan katılan üç arkadaşımla birlikte bahçesi olan bir bara gitmeye karar verdik.

Gündüz seminerlerimiz iyi geçmiş, bir de daha da önemlisi uzun zamandır ilk kez hep birlikte bir yerde oturup yiyoruz, içiyoruz, nasıl mutluyuz. Saatlerce kalıyoruz, uzuyor sohbet; bira da birlikte içince güzel. Tam kalkmamıza yakın “Aa dileğimi unutuyordum.” deyip çantamda arıyorum. Her biri İngiliz beyefendisi üç güzel arkadaşım şaşkın gözlerle bakıyorlar. Onlar avucumun içindeki iki (neredeyse bir) pirinç tanesi boyutu anca eden kâğıdı görmeye çalışırken ben durumu kısaca açıklıyorum. Sonra bir süre Hıdırellez üzerine konuşmaya devam ediyoruz. Barın kapanma saati (pandemi yüzünden belki erkence) yaklaşmış. Çıkıyoruz. Nerde güller vardı diye konuşurken Bury Meadow Park aklıma geliyor. Gülgillerden ya da yakın familyadan bitkiler var orada solda köşede diyorum. Yola koyuluyoruz hep birlikte. Park zifiri karanlık, telefonların ışığıyla yürüyüp güllerin çalısını buluyoruz. Gözlerimi kapatıp dileğimi bırakıyorum. Güllere bu saygı ve itimat arkadaşlarımın hoşuna gidiyor.


Görsel: Yazarın hıdrellez için dileklerini çizip katladığı iki pirinç boyutundaki kâğıdı.

Creative Commons Lisansı

Bu eser Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

Güller, Dilekler ve Çilekler&rdquo için 1 yorum

Bir Cevap Yazın

Şenlik sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin