1960'lar

Gönül Efe

Bir Gönül Teyzemiz vardı sokağın sonunda otururdu, karşı hizamızda. Gönül Teyze erkek gibiydi. Atlet giyerdi, saçları kısacık, üstünde hep erkek pantolonu. Altmış yaşlarında filandı galiba. Yalnız yaşıyordu, Gönül Efe de derlerdi, biz Gönül Teyze derdik. Baltayla odun kırardı. Koyardı sokağa büyük bir odunu, onun üstünde odunlarını kırardı. Bütün mahalle, biz de merak ederdik Gönül Teyzem erkek mi kadın mı?

Akşam üzeri de beş, altı gibi oldu mu, Air France yazılı çantalar vardı, askılı, o çantasını takardı Gönül Teyze, lacivert bir erkek pantolunu, beyaz gömleği ile giderdi. Sonbaharda da giydiği bir lacivert montu vardı.

Bir gün beni mektup yazmaya çağırdı. Almanya’da bir kızı vardı adı Canan, bir de torunu Pervin benim yaşlarımda. Bir yaz gelmişlerdi, sokakta tanışmış oynamıştık onunla. Anneme geldi dedi ki “Asuman gelsin, Canan’a mektup yazdırıcam.” Ama biz çocuk olarak çekiniyoruz Gönül Teyze’den. Annem izin verdi, komşu sonuçta, bize de bir kötülüğü yok.

Gittim orda mektup yazdım ama epey kaldım. Gönül Teyze anlatıp duruyor, birisiyle olan kavgasını küfürlerle yazdırıyor: Ona şöyle dedim, böyle dedim, ağzına sıçtığımın bilmem ne dedim… Ben yazıyorum hepsini. Saçım gözüme geliyor diye bir tel toka buldu taktı. İkide bir durup baştan sona okutturuyor, derken iki dosya kağıdını arkalı önlü doldurduk. Ama bir, bir buçuk saat kaldım orda. Bu arada bizim üst katımızda oturan büyük yengem iki kere geldi aşağıdan seslendi. Meğer abim eve gelmiş, annem de ona demiş ki “Asuman yukarda yengenlerde.” O yüzden de büyük yengem gelip diyormuş ki Gönül Teyze’ye “Asuman doğru bana gelsin.” Gönül Teyze de yengeme “Yollayacam az kaldı.” falan diyip gönderiyor, bana da evden önce yengeme gitmem gerektiğini söylemiyor, önemsemiyor herhalde, aklı mektupta ya.

Neyse mektup bitti. O zamanın çok iyi parası olan 2,5 lira verdi bana. Ben bir heves eve koştum. Nasıl seviniyorum, çok para çünkü. 25 kuruş, 50 kuruş 1 lira değil tam 2,5 lira. Gittim eve elimde parayla, abim evde. “Nerden geliyorsun sen?” diye sorunca ben neşeyle “Gönül Teyze’ye mektup yazdım, bana 2,5 lira verdi,” dedim. Ödüm de kopuyor ondan, çok sinirli, dövüyor kızınca. Sen misin Gönül Teyzeye giden, hem dövüyor hem sorguya çekiyor, “Kim vardı orada, adam mı getirdi yanına, sana ne yaptılar?”

Benim bağırışıma annemler yetişti, aldılar abimin elinden. Kadın kızına mektup yazdırdı üstüne de para verdi diyorum ağzımın içinde, duymuyor tabii. Epey bir hırpalandım, bi daha da Gönül Teyze’ye pek yanaşmadım, sanki onun yüzünden dayak yemişim gibi.

Meğer Gönül Teyze akşamları Beyoğlu’nda pavyonlarda erkek gibi giyinip kuşanıp sigara satarmış, her şeyi sonra öğrendik. Küçük bir sigara tablası boynuna asılı (filmlerde de olurdu eskiden), öyle çalışırmış geceleri. Abimler de onun kadın satıcısı olduğunu, pavyonlara kadın bulduğunu düşünürmüş. Erkek aklı işte. Kadının bir kötülüğü yoktu, mahallede ne olduğu belli değil dedikleri için yedim dayağı.


Anlatan: Asu Bostancı
Yaş 67
Ocak 2023, Kocamustafapaşa İstanbul
Görüşmeyi yapan: Arkadaş Tiryaki

Creative Commons Lisansı

Bu eser Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

Gönül Efe&rdquo için 1 yorum

Bir Cevap Yazın

Şenlik sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin