Nazmiye’nin her gittiği yere birlikte gidelim ısrarları beni yoruyordu. Kırmak istemediğim için bir çoğuna eşlik etsem de, bu her zaman mümkün olmuyordu.
Birgün sabahın erken saatlerinde kapımı çaldı. Oldukça mahcup bir halde bu gün hastaneye gitmesi gerektiğini ona eşlik edip edemeyeceğimi sordu. O gün önemli bir işim olduğu için gelemeyeceğimi söyledim. Gitti, fakat içimi tuhaf bir duygu kapladı, kendimi suçlu hissettim, keşke işimi erteleseydim diye düşündüm.
Ertesi gün hastaneye gitmediğini tesadüfen öğrendim. Meğer benden sonra başkasından kendine eşlik etmesini istemiş, o da kabul etmeyince gitmemiş. Kafamda bin bir soru işareti; sürekli birilerinden yardım istemesi, yardım bulamayınca vazgeçişi…
Onunla konuşmak istiyordum, bir sabah kahvaltı hazırlayıp davet ettim. Biraz sohbetten sonra neden sürekli bir işi olduğunda birilerini çağırıp beraber gitmek istediğini sordum, yolu bilmediğini falan söyledi. Bu bana çok inandırıcı gelmedi çünkü oldukça akıllı bir kadındı, şehirdeydik ve her yerde tabela vardı. Biraz daha ısrarcı olunca itiraf etti: Okuma yazma bilmediğinden, tabelaları okuyamıyormuş! Bunu hiç düşünmemiştim.
Ben başka bir şehre taşınacağımdan faydam olamazdı. O yıllarda internet ne çok yaygındı ne de içerik açısından şimdiki gibi zengin. “Okuldan yardım isteyelim.” dedim, ani bir çıkışla “Olmaz, utanırım.” dedi. Çok istemiş okula gitmeyi fakat zihni sisli büyükleri önlerini görmemişler. Bir gün yaşlanıp Nazmiye’nin bakımına muhtaç kalacaklarını ve onun da okuma bilmediği için başkalarına muhtaç olacağını ve daha pek çok şeyi hiç düşünmemişler. Fakat Nazmiye de çok ustaca saklamıştı, okuma yazma bilmediğini. Hatta evinde kendine ait bir kitaplığı bile vardı. Meğer kitapları, kapağına bakarak beğenip alırmış. İlkokul birinci sınıfa giden kızı okuma yazma öğrenince ona öğretsin istermiş. O zaman okuyacakmış hepsini.
Sonra Nazmiye’nin şansına o yıl, okullarda yetişkinler için okuma yazma kursları açıldı. Bir sınıf dolusu insanın okula başladığını gören Nazmiye, yalnız olmadığını anlayıp utancını fırlatıp attı. En hızlı öğrenen oydu içlerinde. Sonraları konu komşu Nazmiye’yi pek göremez olmuş. Malum, çok fazla okunacak kitabı vardı.
Görsel : Nazmiye’nin kitaplığı
Bu eser Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.


“Kapaklarına Göre&rdquo için 1 yorum